HER ÇOCUK ÖĞRENEBİLİR

 HER ÇOCUK ÖĞRENEBİLİR...

Anne-babaların en fazla kaygılandığı konuların başında, çocuğunun herhangi bir alandaki bilgiyi öğrenemeyeceği korkusudur. Üstelik bu kaygı, bir çok öğretmende, bu öğrencinin bu konuyu öğrenemeyeceğine dair önyargılar oluşturmasına da neden olur.

Bu korku ve önyargı, bir süre sonra o öğrencide, o bilgiyi öğrenemeyeceğine olan inanç oluşmasına neden olur. Çocuk, sürekli olarak "Ben bu konuyu öğrenemem, öğretmen ne yaparsa yapsın,
annem-babam ne derse desin, ben ne kadar çalışırsam çalışayım, bu bilgiyi asla öğrenemeyeceğim."  sonucuna ulaşır. Doğal sonuç olarak ta çocuk, öğrenebileceği bir konuyu, oluşturduğu bu yargı sonucunda öğrenemez. Bu duruma "Kendini gerçekleştiren kehanet" demek daha doğru olur.

Oysa, normal zekaya sahip bir çocuk, yaşıtlarının öğrendiği her şeyi öğrenebilme kapasitesine sahiptir.

Normal bir zekaya sahip her birey, doğumla birlikte gelen "sözel ve sayısal işlem yapabilme" becerisine sahiptir. Bu becerinin düzeyleri her bireyde farklı olsa da herkeste vardır.

Bununla birlikte her bireyin, kendine özgü öğrenme özellikleri vardır. Her çocuk, farklı bir zamanda, farklı bir sürede ya da farklı bir yöntemle öğrenebilir. Anne-baba ya da öğretmenlerin en fazla yanılgıya düştükleri nokta burasıdır. Tüm çocukların, aynı anda, aynı sürede, aynı ortamda, aynı yöntemle ve aynı düzeyde öğrenmelerini beklemek.


Oysa bir çocuk görerek daha iyi öğrenebilirken, bir başka çocuk aynı bilgiyi bir başkasından dinleyerek daha iyi öğrenebilir. Bir başkası ise o konuda bir etkinlik yaparak bu bilgiyi edinebilir.
Her çocuğun öğrenme için farklı zamanlara ve sürelere ihtiyacı vardır. Bir çocuk bir bilgiyi üç dakikada ve bir kerede öğrenebilirken, bir başka çocuk bu bilgiyi 15 dakikada ya da bir süre sonra tekrarlayarak öğrenebilir. Bir çocuk bu bilgiyi sadece yazarak öğrenebilirken, bir diğerinin bu bilgiye ait şekil ya da resimler yoluyla öğrenmesi mümkün olabilir.
Öğrenemeyen çocuk yoktur. 

Bu nedenle öğretmenlerin ya da anne-babaların, çocuklarının öğrenme özelliklerini çok iyi bilmeleri ve bu özelliklere uygun etkinlikler düzenleyerek çocukların öğrenmelerini sağlamaları gerekir.

Ahmet Nafiz DEMİR